İletişim

Sağlık

Bilinenin aksine soğuk hava kilo verdiriyor

DİYETİSYEN HATİCE KÜBRA BAYER, KIŞIN METABOLİZMANIN HIZLANDIĞINA DİKKATİ ÇEKEREK, “YENİ ÇALIŞMALAR, BELİRLİ ÖLÇÜDE SOĞUK HAVAYA MARUZ KALMANIN KİLO VERMEYE YARDIMCI OLDUĞUNU ORTAYA KOYDU. KARBONHİDRATLARI TAMAMEN HAYATIMIZDAN ÇIKARDIĞIMIZDA KAN ŞEKERİ HIZLI BİR ŞEKİLDE DÜŞTÜĞÜ İÇİN ŞEKER TÜKETİMİ ARTAR” DEDİ.

Yayın Tarihi

Diyetisyen Hatice Kübra Bayer, kışın metabolizmanın hızlandığına dikkati çekerek, “Yeni çalışmalar, belirli ölçüde soğuk havaya maruz kalmanın kilo vermeye yardımcı olduğunu ortaya koydu. Karbonhidratları tamamen hayatımızdan çıkardığımızda kan şekeri hızlı bir şekilde düştüğü için şeker tüketimi artar” dedi.

Çamlıca Medipol Üniversite Hastanesi’nden Diyetisyen Hatice Kübra Bayer, soğuk havalarda metabolizma hızının arttığını belirterek kilo kaybı için önemli açıklamalarda bulundu. Dyt. Bayer, halk arasında ‘Kışın metabolizma hızı düşer, kilo alınır’ şeklindeki görüşlerin yeni çalışmalarla çürütüldüğüne dikkati çekerek, “Aksine yapılan yeni çalışmalara göre belirli ölçüde soğuk havaya maruz kalmak, metabolizma hızını arttırarak kilo vermeye yardımcı oluyor. Vücut ısısının düşmesi, obeziteye neden olan beyaz yağ dokusu hücrelerinin kahverengi yağ dokusu hücrelerine dönüşmesini tetikliyor” ifadelerini kullandı.

“Kışın artan iştah dengeli ve düzenli beslenme ile kontrol altına alınabilir”

Dyt. Bayer, şu bilgileri verdi: “İştahın artması ya da azalması yetersiz ve dengesiz beslenmekten kaynaklanır. İştahı kesmenin en önemli ve etkili yolu kendinizi aç bırakmadan dengeli, düzenli öğünler yapmaktır. Beslenme uzmanından destek alarak, tüm besin gruplarını içeren ve ara öğünlerin olduğu bir beslenme programı oluşturabilirsiniz. Su tüketimi ve düzenli egzersiz de aynı zamanda kontrolü sağlamamıza yardımcı olur.”

“Karbonhidratı tamamen bırakmayın”

Dyt. Bayer, karbonhidratsız beslenmede şeker tüketiminin artabileceğine ilişkin şu uyarıda bulundu: “Uzun süre aç kalındığında veya karbonhidratları tamamen hayatımızdan çıkardığımızda kan şekeri hızlı bir şekilde düşer. Dolayısıyla şekerli besinlerin tüketimi artar. Düzenli ve dengeli beslenme programı ile kompleks karbonhidrat alımı şekerli besinlere olan isteğimizi baskılar. Bunun haricinde yumurta, yulaf, mevsim yeşillikleri, baklagiller, karnabahar, brokoli, tarçın, badem gibi besinler iştahı kontrol etmemize yardımcı olur.”

“Propolis kullanmadan önce doktora başvurun”

Kışın propolis tüketiminin oldukça önemli olduğuna değinen Dyt. Hatice Kübra Bayer, “Propol, arıların genellikle kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplayarak ürettiği ve kovan içi temizlikte ve kovanın yalıtımında kullandıkları bir maddedir. Arılar propolisi, peteklerin ağızlarını kapatmakta ve başka canlıların içeriye girmesine engel olmak amacıyla kullanırlar. Kışın gribal enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla propolis kullanımını önemsiyorum. Ancak alerjik reaksiyonlara karşı mutlaka hekime danışılarak ve uygun dozda kullanılmasını tavsiye ederim.” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

Sağlık

Kadınların büyük korkusu hakkında efsaneler ve gerçekler

KADIN HASTALIKLARI, DOĞUM VE TÜP BEBEK UZMANI DOÇ. DR. DENİZ ULAŞ, KADINLARIN BÜYÜK KORKUSU HAKKINDA EFSANELER VE GERÇEKLER KONUSUNDA ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU. DOÇ. DR. DENİZ ULAŞ, “MİTOLOJİK OLARAK EVLİLİK VE DÜĞÜN TANRISI ANLAMINA GELEN HİMEN, O ZAMANLARDAN GÜNÜMÜZE KADINLARDA NAMUSUN BİR GÖSTERGESİ OLARAK KABUL EDİLMEKTEDİR. AİLE İÇİNDE BİLE KONUŞULMASI AYIP KABUL EDİLDİĞİ İÇİN KIZLIK ZARI İLE İLGİLİ DOĞRU BİLGİLERE ULAŞMAK ÖZELLİKLE BİZİM GİBİ MUHAFAZAKÂR TOPLUMLARDA MAALESEF ZOR OLMAKTADIR” DİYE KONUŞTU.

Yayın Tarihi

By

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Deniz Ulaş, kadınların büyük korkusu hakkında efsaneler ve gerçekler konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Deniz Ulaş, “Mitolojik olarak evlilik ve düğün tanrısı anlamına gelen himen, o zamanlardan günümüze kadınlarda namusun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Aile içinde bile konuşulması ayıp kabul edildiği için kızlık zarı ile ilgili doğru bilgilere ulaşmak özellikle bizim gibi muhafazakâr toplumlarda maalesef zor olmaktadır” diye konuştu.

Çevreden duyulan yanlış bilgilerle, abartılan korkunç ilk gece hikâyeleri ile genç kızlar ilk gece tecrübesi yaşadığını hatta ülkemizde her 10 kadından birinin bilinçaltına yerleşen korkular nedeniyle cinsel ilişkiye giremediğini belirten Doç. Dr. Deniz Ulaş, sadece doğru bilgilendirme ile ilk gece korkusunun yenilebileceğini vurguladı.

Doç. Dr. Deniz Ulaş; açıklamasında efsane ve gerçekleri şöyle aktardı;

“Efsane: Kızlık zarı enfeksiyondan korur.

Gerçek: Hayır kızlık zarı enfeksiyondan korumaz. Tıbbi olarak hiçbir görevi olmayan embriyolojik bir kalıntıdır.

Efsane: Kızlık zarı vajinanın derinininde bulunur

Gerçek: Hayır. Kızlık zarı tam olarak vajina girişinin 0.5-1 cm iç kısmında yer alan, farklı yapı ve şekilde olabilen bir dokudur. Kızlık zarı dışardan bakılınca görülmez, ancak iç dudaklar yanlara çekilerek görülür.

Efsane: Kızlık zarı vajinayı tamamen kapatır.

Gerçek: Hayır. Kızlık zarı vajinayı tamamen kapatmaz. Adet kanının ve vajinal salgıların dışarı atılabilmesi için ortasında dairesel bir açıklık (delik) bulunur. Bu sayede adet kanı ve vajinal akıntı dışarı atılabilir.

Efsane: Tek tip kızlık zarı vardır

Gerçek: Hayır tek tip kızlık zarı yoktur. Kızlık zarı çeşit ve özellikleri açısından kişiden kişiye farklılık gösterir. En sık görülen çeşidi, anüler tip dediğimiz ortasında düzgün kenarlı yuvarlak delik bulunan tiptir. Bazen deliğin kenarlarında doğal çentikler bulunabilir ve bu tırtıklı bir görüntüye neden olabilir. Diğer bir himen tipi ise septalı kızlık zarı dediğimiz türdür. Septalı kızlık zarında deliğin ortasından bir septa geçer ve kızlık zarını 2 bölmeye ayırır. Halk arasında bölmeli kızlık zarı da denir. Nadiren de kribriform kızlık zarı adı verilen elek şeklinde küçük küçük bir çok delikten oluşan çok delikli bekaret zarı görülebilir. Çok nadir görülen diğer bir bekâret zarı çeşidi de imperfore himendir. İmperfore himende kızlık zarının ortasında hiçbir delik bulunmaz (kapalı himen). Imperfore himen olan genç kızlarda adet kanının dışarı akabileceği bir delik olmadığı için hiç adet görememe şikayeti ile başvururlar. Bu durumda cerrahi olarak ameliyatla açılması gerekir (Himenektomi).

Efsane: Kızlık zarı bozulduğunda çok kanama olur.

Gerçek: Kızlık zarının ortasında bulunan deliğin genişliğine ve esnekliğine göre kızlık zarı kanaması değişir. Eğer kızlık zarı vajinayı çok daraltmışsa çok kanama olabileceği gibi, vajinayı daraltmıyorsa yani halk arasında esnek kızlık zarı varsa kanama birkaç damla da olabilir veya hiç kanama olmayabilir.

Efsane: Kızlık zarı bozulurken çok ağrı olur.

Gerçek: Normalde ilk gece ilişkide acı, ağrı olmayacağını söyleyen Doç. Dr. Deniz Ulaş Hızlı, kızlık zarı bozulmasının aslında kâğıdın bir kenarından ufacık yırtılması şeklinde olduğunu belirtti. Ama kadın kendini kasarsa ve o bölge kuru ise biraz ağrı hissedilebileceğini belirten Dr. Deniz Ulaş, ilk gecenin daha rahat olması için ön sevişmenin olmasını, gerekirse kayganlaştırıcı jel kullanılmasını ve kadının kendini rahat bırakması gerektiğini vurguladı.

Efsane: Sürtünme ile kızlık zarı bozulur

Gerçek: Hayır sürtünme ile veya mastürbasyonla kızlık zarı bozulmaz. Vajinaya sivri bir cisim girmediği sürece sürece ıkınma, ata binme, bisiklete binme ile kızlık zarı bozulmaz.

Efsane: Kızlık zarı bozulmadan hamile kalınamaz

Gerçek: Hayır kızlık zarı bozulmadan hamile kalınabilir. Hatta hiç ilişkiye girmemiş biri bile hamile kalabilir.

Efsane: Kızlık zarının ne zaman bozulduğu muayenede belli olur

Gerçek: Kızlık zarının ne zaman bozulduğu eğer üstünden 15 günden fazla süre geçmediyse anlaşılabilir. Ama ilişkinin üstünden 15 günden fazla zaman geçtiyse kızlık zarının ne zaman bozulduğu anlaşılmaz.

Efsane: Bekaret kontrolünde bir kadının kaç kişiyle beraber olduğu belli olur

Gerçek: Kızlık muayenesinde bir bayanın bakire olup olmadığı belli olur, ama kaç kişiyle ilişkiye girdiği belli olmaz.

Efsane: Kızlık zarının dikildiği partner tarafından anlaşılır

Gerçek: Kızlık zarı dikimi ile ilgili bana gelen en sık sorulardan biri de dikimin daha sonra eş tarafından anlaşılıp anlaşılamadığıdır. Eğer kızlık tamiri doğru teknik ve yöntem ile yapıldıysa, düzgün yara iyileşmesi olduysa siz söylemedikçe kesinlikle partneriniz dikim yapıldığını anlayamaz. Ama jinekolog, muayenede kızlık zarı dikimi yapıldığını anlar.”

Devamını oku

Sağlık

(Özel) Bağcılar ADSH’de ayda 10 bin dolgu, 9 bin porselen diş kaplaması yapılıyor

HER GÜN YÜZLERCE HASTANIN TEDAVİ EDİLDİĞİ BAĞCILAR AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HASTANESİ’NDE BİR AYDA YAKLAŞIK 10 BİN DOLGU, 4 BİN KANAL TEDAVİSİ, 9 BİN PORSELEN DİŞ KAPLAMASI YAPILIYOR. HASTANEDE ZİHİNSEL ENGELLİ VATANDAŞLAR İÇİN İSE RANDEVUSUZ TEDAVİ İMKANI SAĞLANIYOR.

Yayın Tarihi

By

Her gün yüzlerce hastanın tedavi edildiği Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde bir ayda yaklaşık 10 bin dolgu, 4 bin kanal tedavisi, 9 bin porselen diş kaplaması yapılıyor. Hastanede zihinsel engelli vatandaşlar için ise randevusuz tedavi imkanı sağlanıyor.

Her gün yüzlerce hasta Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde tedavi ediliyor. 50 diş ünitesi, 60 diş hekiminin bulunduğu hastanede 1 ameliyathane ve 8 hasta yatağı ile vatandaşlara hizmet veriliyor. Aylık 25 bin hastaya hizmet verilen hastanede entegre kliniklerin yanında protez, cerrahi, endodonti, pedodonti, periodontoloji, genel anestezi uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda hastanede bir ayda yaklaşık 10 bin dolgu, yaklaşık 4 bin kanal tedavisi, yaklaşık 9 bin de porselen diş kaplaması yapıldı. Hastanede zihinsel engelli vatandaşlara da randevu almadan, ücretsiz şekilde hizmet veriliyor. 23 Nisan 2019’dan bu yana ise 140 engelli hasta, ameliyathanede tedavi edildi. Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Yılmaz da hastane ve tedavilere yönelik bilgi verdi. Yılmaz, zihinsel engelli bireylere yönelik tedavilerden vatandaşların yeteri kadar haberi olmadığını ifade etti.

“Hastane olarak aylık 25 bin hastaya hizmet veriyoruz”

Hastane ve gerçekleştirilen tedavilere yönelik bilgi veren Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Yılmaz, “Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi 2015 yılında hizmete başladı. Açıldığı dönemde Bağcılar Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak hizmet verdi, geçen yıl itibariyle de ameliyathanemizin ve 8 hasta yatağımızın açılmasıyla da hastane oldu. Şu an 50 diş ünitemiz, 60 da diş hekimimiz var. Hastane olarak aylık 25 bin hastaya hizmet veriyoruz. Bu hastalarımıza 10 bin civarında dolgu tedavisi, aylık 4 bin civarında kanal tedavisi, 9 bin civarında da porselen kaplama yapmaktayız. Ayda 50 civarında da zihinsel engelli hastamıza ağız ve diş sağlığı hizmeti vermekteyiz. Zihinsel engelli hastalarımızla ilgili özel bir program uygulamaktayız. Bu hastalarımız hastanemize randevu almadan direkt başvurabilmektedirler. Ameliyata uygun olduğu ilk gün hemen hastanemize çağrılıp tedavilerini hızlı bir şekilde yapmaktayız” diye konuştu.

“Vatandaşlar ücretsiz ve randevuya ihtiyaç olmadığını söylediğimizde şaşırıyorlar”

Engelli bireylere ücretsiz ve randevusuz tedavi verdiklerine dikkat çeken Dr. Yılmaz, “Halkımız arasında çok bilinen bir durum değil. Hala biz taramalar için rehabilitasyon merkezlerine gittiğimizde hasta yakınlarının bu hizmetten tam haberdar olmadığını hatta bunun ücretli bir hizmet olduğunu düşünmekte ve bize temkinli yaklaşmakta. Sonrasında biz bu tedavinin Sağlık Bakanlığı tarafından yapıldığını ve ücretsiz olduğunu, randevuya da ihtiyaç olmadığını söylediğimiz zaman çoğu şaşırmakta. Bu hasta grubu, genellikle sıkıntılarını dertlerini anlatamamakta. Bu hastalarda biz hastalarımızı uyuttuktan sonra ağızdaki her türlü sorunu çözmeye çalışıyoruz” dedi.

“O kadar güzel hizmet ettiler ki hanımla şaşırıyoruz”

Hastanede oğluna gösterilen ilgiden çok memnun kaldıklarını ifade eden baba Şaban Ceyhan, “Oğlum otistik, diş sorunu var daha önce 2-3 sefer anesteziyle diş çekimi olmuştu. Yine anesteziyle diş çekimi ihtiyacı hissettiğimiz zaman geldik muayene ettirdik. Şu anda işlemimiz oldu, bir sıkıntı yok çok şükür. Buradakiler bize o kadar güzel hizmet ettiler ki biz hanımla kendi aramızda şaşırıyoruz. Gerçekten çok memnun kaldık” diye konuştu.

Devamını oku

Sağlık

“Karın ağrısının sebebi kanser olabilir”

PROF. DR. EMEL CANBAY, KARIN AĞRISI ŞİKAYETİNİN HAFİFE ALINMAMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEYEREK, “KARIN AĞRISI, KARIN İÇİNDE ÇOK UFAK OLAN APANDİSİT VE ONUN KANSERİNE BAĞLI DA OLABİLİR.” DEDİ.

Yayın Tarihi

By

Prof. Dr. Emel Canbay, karın ağrısı şikayetinin hafife alınmaması gerektiğini söyleyerek, “Karın ağrısı, karın içinde çok ufak olan apandisit ve onun kanserine bağlı da olabilir.” dedi.

Prof. Dr. Emel Canbay, karın ağrısı şikâyetinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, “Karın ağrısı, birçok hastalığın nedeni olabilir. Ağrı, mide ve kolon kanserinin ilk belirtisi olabilir” ifadelerini kullandı.

“Karın ağrısı ile birlikte halsizlik ve zayıflama var ise çok ciddiye alınmalıdır”

Karın ağrısının birçok hastalıkların belirtisi olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Canbay, “Karın ağrısı sebebi, eşlik eden belirtilere göre anlaşılabilir. Karın ağrısına eşlik eden belirtiler ve süreleri önemlidir. Kolon ve rektum gibi kalın bağırsak hastalığına bağlı ise karın ağrısı ile birlikte makattan kanama ve halsizlik olabilir. Mide ve safra kesesi ise, karın ağrısına yemeklerden sonra ve öncesinde bulantı ve kusma görülebilir. Karın ağrısı ile birlikte halsizlik ve zayıflama var ise çok ciddiye alınmalıdır. Karın ağrısı, karın içinde çok ufak olan apandisit ve onun kanserine bağlı da olabilir. Apansist kanseri kolonoskopi ile teşhis edilemeyebilir. Karın ağrısı, karın içinde yine çok ufak olan yumurtalık (over) kanserine bağlı da olabilir.” şeklinde konuştu.

Karın ağrısını ne zaman dikkate almalıyız?

Prof. Dr. Canbay, karın ağrısının ne zaman dikkate alınması gerektiğini şöyle açıkladı:

“Karın ağrısı, tekrarlıyorsa veya şiddeti artıyorsa,

Karın ağrısı, artan tarzda veya ağrı ile birlikte halsizlik varsa,

Karın ağrısı ile zayıflama varsa,

Karın ağrısı ile birlikte bulantı ya da kusmalar oluyorsa,

Karın ağrısı ile birlikte karın bölgesinde artan şişkinlik varsa,

Karın ağrısını iş yaparken ya da araba kullanırken karnınızın içinde bir ağırlık var ve yukarı aşağı hareket ettiğini hissederseniz zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurunuz.”

“Karın ağrısının nedeni ameliyat gerektiren bir hastalık ise zaman çok önemlidir”

Karın ağrısının çok ciddi bir durum olduğunu ve bir cerrahın muayenesinin çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Emel Canbay, “Her karın ağrısı cerrahi ve ameliyat nedeni değildir. Ancak, karın ağrısının nedeni ameliyat gerektiren bir hastalık ise zaman çok önemlidir. Zaman geçirmeden başlanılacak tedaviler ile hastalar hayatta kalabilmektedir. Karın ağrısı olan hastalarda artık erken yaşlarda da mide ve kolon kanseri görülebilir. Genç yaşlarda da gastroskopi ve kolonoskopi istenilmelidir. ‘Gaytada gizli kan’ testi çok basit ve tanı koydurucu olabilir. Görüntülemeler çok önemlidir, ultrason, MR ve tomografi çok önemli yardımcılarımızdır. Karın ağrısı nedeni ameliyat değilse dâhili branşlarda gastroeneteroloji bölümünde takip ve tedavisi yapılır. Karın ağrısı teşhisi için teşhis amaçlı kamera ile girilerek ya da karın üstündeki ciltten girilerek biyopsi alınması gerekli olabilir.” İfadelerini kullandı.

Karın ağrısı nasıl tedavi edilir?

Modern tıpta her gün yeni gelişmeler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Canbay, karın ağrısında tedavi yöntemlerini şöyle açıkladı: “Bu gelişmeler insan sağlığına hizmet için kullanımı da artıyor. Karın ağrısı sebebi ameliyat gerektiren bir hastalık ise laparoskopi, robot cerrahisi, pipak ve sıcak kemoterapi ve karın içine kemoterapi uygulamaları da genel cerrahlar tarafından tedaviye eklenebiliyor.”

Devamını oku
Reklam Reklam
Reklam Reklam

Son Dakika

Asayiş3 saat önce

Bağcılar’da cam silerken 11. kattan düşen kadın hayatını kaybetti

BAĞCILAR'DA 15 KATLI BİR APARTMANIN 11. KATINDA CAM TEMİZLİĞİ YAPTIĞI SIRADA DENGESİNİ KAYBEDEREK YERE DÜŞEN KADIN, KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ.

Asayiş4 saat önce

15 Temmuz Şehitler Köprüsü çıkışında araç yangını

15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ ÇIKIŞI ORTAKÖY SAPAĞINDA BİR OTOMOBİL ALEV ALEV YANDI. İTFAİYE EKİPLERİNİN MÜDAHALESİYLE YANGIN SÖNDÜRÜLÜRKEN, TRAFİKTE YOĞUNLUK YAŞANDI.

Asayiş6 saat önce

Pendik’te evin alev alev yandığı anlar kamerada

PENDİK'TE TEK KATLI AHŞAP EVDE ÇIKAN YANGIN PANİĞE NEDEN OLDU. EVİN ALEVLERE TESLİM OLDUĞU YANGINDA ARA ARA TÜP PATLAMALARI YAŞANDI....

Asayiş7 saat önce

Polatlı’da trafik kazası: 1 ölü

ANKARA'NIN POLATLI İLÇESİNDE MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA 1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ.

Asayiş8 saat önce

Aksaray- Yenikapı arasında metro raydan çıktı iddiası

İSTANBUL’DA YENİKAPI-AKSARAY İSTASYONLARI ARASINDA SEFER YAPAN METRO SEFERLERİ DURDU. METRO İSTANBUL’DAN TEKNİK ARIZA AÇIKLAMASI YAPILIRKEN SEFERLERİN RAYDAN ÇIKAN BİR METRO...

Asayiş8 saat önce

Çöp konteynırında yüzlerce kutu ilaç bulundu

KÜÇÜKÇEKMECE’DE ÇÖP KONTEYNERİNE ATILMIŞ ÇOK SAYIDA AĞRI KESİCİ SERUM VE İLAÇ BULUNDU. İHBAR ÜZERİNE OLAY YERİNE GELEN POLİSLER OLAYA İLİŞKİN...

Asayiş8 saat önce

Gaziosmanpaşa’da cezaevi firarisi polise ateş açtı, annesini yaraladı

GAZİOSMANPAŞA’DA CEZAEVİ FİRARİSİ BİR ŞAHIS, EVLERİNE OPERASYON DÜZENLEYEN POLİSLERE ATEŞ AÇTI. ANNESİNİ KOLUNDAN YARALAYAN ŞAHIS KAÇARKEN, POLİS ŞÜPHELİNİN 2 YAKININI...

Asayiş8 saat önce

Cezaevi firarisi polise ateş açtı, annesini yaraladı

GAZİOSMANPAŞA’DA CEZAEVİ FİRARİSİ BİR ŞAHIS EVLERİNE OPERASYON DÜZENLEYEREK GELEN POLİSLERE ATEŞ AÇTI. AÇTIĞI ATEŞLE ANNESİNİ KOLUNDAN HAFİFİ ŞEKİLDE YARALAYAN ŞAHIS...

Asayiş9 saat önce

Kayseri’de uyuşturucu operasyonları: 3 gözaltı

KAYSERİ'DE POLİS EKİPLERİ TARAFINDAN DÜZENLENEN 2 AYRI UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA 5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI.

İş Dünyası10 saat önce

‘Yılın CEO’su ödülü ikinci kez Sertan Ayçiçek’e

ALBAYRAKLAR'IN CEO’SU SERTAN AYÇİÇEK HALK OYLAMASIYLA İKİNCİ KEZ 'YILIN CEO’SU SEÇİLDİ.

Reklam
Reklam
Reklam Reklam

Öne Çıkanlar