talas
Osman Bayrak

Osman Bayrak

Mail: bayrakiefendi@hotmail.com

ASIL SEN, HAKKINI HELÂL ET!

ASIL SEN, HAKKINI HELÂL ET!

İmam-ı Azam Hazretleri’nin asi bir genç komşusu vardı.
Bu genç, sabahtan akşama kadar içer; geceleri de yerinde duramaz nâralar atıp, küfürler savurarak etrafı dayanılmaz derecede rahatsız ederdi.
Bir gece gencin attığı nâralar kesildi. İmam, emsalsiz bir merhametle; «Acaba gencin başına bir hâl mi geldi?» diyerek arkasını sordu. Arkadaşları, içki yüzünden kavgaya karışıp hapse atıldığını söylediler. Ebû Hanîfe Hazretleri bu duruma çok üzüldü. Hapishâneye giderek yetkililerden onu serbest bırakmalarını rica etti. Memurlar, ancak kefâlet ile serbest bırakabileceklerini söyleyince; İmâm-ı Âzam Hazretleri kefil oldu ve sarhoş komşusunu hapisten kurtardı.
Hâdiseyi öğrenen genç; derhâl İmâm’ın yanına koştu, nedâmet gözyaşları döktü. Artık içkiye tevbe ettiğini söyledi. Bundan sonra ona lâyık bir komşu ve talebe olacağına söz verdi. Büyük İmam, gence şefkatle baktı ve hüzünlü bir sesle;
“Delikanlı; görüyorsun ya, seni gerçekten biz ziyân ettik! Sana ulaşma gayretini gösteremedik. Asıl sen bize hakkını helâl et!” dedi.
Etrafımızdaki olumsuzluklardan durmadan şikayet eden bizler için , böyle bir bakış açısını kaybedeli çok olduğu gibi emri bil marufu terk ettiğimiz halde gidişattan şikayet etmekte bir alışkanlık oldu.
Parklarda bahçelerde ellerinde alkol şişeleriyle gezenleri oturanları gördüğümüzde İmam-ı Azam’ın ahlakını kuşanabiliyor muyuz?
Onlara öfke ve nefretle mi bakıyoruz yoksa onlara ulaşamadığımızdan dolayı suçluluk duygusu yaşıyor muyuz?
İyilik ve güzellikleri anlatmanın terkedildiği bir zamanda yaşıyoruz.
Adabı muaşeret kurallarından başlamak üzere Dini Hassasiyetlerin zayıfladığı bir zamandayız.
Neden zayıfladı?
Emr-i Bil Maruf terkedildi
Modern Dünya’nın bütün necasetine bulaştırılan gençlerimiz ellerimizden kayıp gidiyor..
Kendimizi yenileyemedik, Dini ve Milli değerleri anlatma noktasında klasik usullerde çakıldık kaldık. Sıkıcı ve bunaltıcı asma, kesme Cehenneme atma hastalıklarından kendimizi kurtaramadık.
Sokakta her tarafı Dövmeli gencimizi gördüğümüzde yadırgadık, kınadık ayıpladık ama onları o ortamlara biz kendimiz kaptırdığımız gerçeğini görmedik yada görmek istemedik.
Hiçbir şey yapmadığımız nesilden her türlü güzel hareketleri bekleme saflığına düştük
Ekim yapmadığımız tarladan verim beklemek gibi tutarsız konumdayız.
Bugün toplum ve gençlik hiç olmadığı kadar manevi noktada yardıma ve desteğe muhtaçtırlar.
Üzülerek ifade etmek gerekir ki, Milli ve Manevi değerlerin öğretileceği bütün alan ve imkanlar son derece azalmış durumdadır. Daha doğru bir ifade ile bu imkanlar kullanılmamaktadır.
Kapitalizmin ve sekülerizmin girdabında kaybolup giden gençlik, dertli ve öncü nesillerin şefkatli ve muhabbetli gönüllerine muhtaçtır.
Sokaklar, barlar, kafeler, parklar meydanlar, meyhaneler, avm lerde Modern Dünyanın tüketim, haz, hız hastalıklarına yakalanan binlerce genç kendilerine  ulaşacak yardım elini,  gönül dokunuşlarını  beklemektedirler.
İnsanların bireyselleştiği ve bencilleştiği, Dini cemaat yada grupların holdingleştiği, evlerimizin ve yuvalarımızın Ahlaksız Diziler tarafından işgal edildiği, beklenti ve ideallerimizin Dünyevileştiği herkesin kendi derdine ve cebine düştüğü bir zamanda….
Rabbimizden ve emirlerinden uzak ve habersiz yaşayan binlerce gence binlerce özür borcumuz var…..
Sizlere ulaşamadığımız için
Sorumluluklarımızı yerine getiremediğimiz için
Ellerinizden ve gönüllerinize dokunup muhabbet edemediğimiz için
Sizleri modern Dünyanın zalim tüketim çarkına yedirdiğimiz için 
Bizleri affedin….
Hakkınızı Helal edin……

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar