Ümran Atasoy

Ümran Atasoy

Mail: umran_atasoy@hotmail.com

Covid-19'lu Günlerde Ramazan Bayramı

Covid-19'lu Günlerde Ramazan Bayramı

Türkiye’de bir yandan Covid-19 yani korona virüs ile savaşılırken diğer yandan ramazanda oruçlarımızı tutmaya devam ettik. Bu virüslü günlerle ramazanı geçirdik ve Ramazan Bayramı geldi. Korona virüsle birlikte hayatımıza giren “sokağa çıkma yasağı” kavramı bayramda da bizimle olacak. Bu yüzden bayramı, eğer tek yaşıyorsak kendimizle ya da birlikte yaşadığımız aile üyeleriyle geçireceğiz. Bu noktada telefonlarla ve çeşitli internet uygulamalarıyla kurduğumuz iletişim ve görüntülü konuşmaların önemi ortaya çıkacak. Bayramda bu konuşmalarda birbirimize olan değeri ve sevgiyi bolca sunabilme imkânını sonuna kadar kullanalım.

Bu ramazanda sevdiklerimizi, akrabalarımızı ve tanıdıklarımızı iftar için evlerimize davet edemedik onların davetlerine de icabet edemedik. Ama birbirimizin yanında fiziksel değil de manevi olarak yer alıp birbirimize destek olarak bu Covid-19’lu günlerde ramazanı kolayca geçirebildik. Ayrıca virüs salgınında, şık ama ruhu olmayan restoranlarda iftar davetleri vermek ya da iftar yapmak yerine kendi evlerimizde konuk ağırlama özgürlüğüne sahip olabilmenin veya sevdiklerimizin evinde özgürce iftar yapabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu öğrendik.

“Nerede o eski bayramlar?” denir ya hep, 2020 yılında bu soruyu Covid-19 öncesi bayramlar için kullanacağız galiba. Covid-19 öncesi bayramlarda neler yaptığımızı hatırlayalım. Aile büyükleri ziyaretleri yerine yurt dışı gezileri, tatil planları yapıyorduk. Bayramları sevdiklerimizle kurduğumuz bağı güçlendirme yolu olarak görmek yerine tatil olarak düşünüyorduk. Ama şu günlerde sevdiklerimizi ziyaret ederek bayram kutlamaktan da tatil planları yapıp bu planları gerçekleştirmekten de yoksunuz. Salgın bittiğinde hangisini tercih edeceğimize elbette yine kendimiz karar veririz. 

Çekirdek aile üyeleriyle birlikte bayramı kutlamak veya birlikte yaşadığımız büyüklerimizle bu bayramı geçirmek de aile üyelerimiz arasındaki sevgi bağını güçlendirmek için bir fırsat olabilir. Yalnız yaşayanlar da bayramlarda aile büyüklerini ziyaret edebilme özgürlüğünün değerini düşünebilmeleri için fırsat bulacaktır. Bu bayram; çeşitli bahane veya işler yüzünden birçok bayramda ailelerimizi, akrabalarımızı, aile büyüklerimizi ziyaret etmeye gitmemenin ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu anlamaya yarayacaktır. Ayrıca bu bayram; büyüklerini, sevdiklerini, yakınlarını kaybetmiş insanların bayramlarda yaşadığı burukluğu kısmen de olsa hissetmemizi ve onlarla empati kurabilmemizi sağlayacak. 

Sokağa çıkmaktan ve büyüklerimizi ziyaret etmekten yoksun olduğumuz bu Ramazan Bayramında bayram namazı kılmaktan dönen babalarımızı, dedelerimizi, erkek kardeşlerimizi, amcalarımızı, dayılarımızı özenle hazırlanmış kahvaltı sofraları hazırlayarak bekleme sevincinden yoksun olacağız. Bu bayramda yoksun kaldıklarımız; bayrama has kahvaltı sofrasını özenle hazırlayıp birlikte mutlu bayram kahvaltıları yapmanın ne kadar kıymetli olduğunu, küslüklerimizi sürdürmenin ne kadar anlamsız olduğunu anlamamızı sağlayacaktır. 

Salgın son bulup hayatımız normale döndüğünde umarım her günümüz bayram gibi olur ve sevdiklerimizi ziyaret etmeyi, onların hâllerini, hatırlarını sormayı ertelemeyiz. Bu bayramda sevdiklerimizle paylaşma imkânı bulamasak da bayramlarımızın sembolü hâline gelen şeker ve kolonyalarımızı almayı ihmal etmeyelim. Covid-19’suz günlere ve bayramlara erişebilmemiz dileğiyle. 

 

Makale Yorumları

  • Nezahat Cetinkaya21-05-2020 07:17

    Her serde bir hayır vardır derler ya bu salgın manevî değerlerimize sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha hatırlattı bize ama faturası çok ağır ... Teşekkürler

  • Niyazi atasoy21-05-2020 01:18

    Ümran hocam gerçekten içinizden gelerek bizleri ve ailelerimizin yaşadığı psikolojik sorunu bi nebzede olsa güzel yazılarınızla unutup yüzümüzde tebessüm belirttiğiniz için canı gönülden teşekkür edip şükranlarımı sunuyorum.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar